Love Peace and Harmony

۞ ∞ United For Evolution ∞ ۞

Esra Tan
  • Female
  • Izmir
  • Turkey
Share

Esra Tan's Friends

  • nefesleyolculuk
  • Pelinsu Zeybek
  • sakuraygk78
  • Eser
  • Messenger of PeaCe & Love
  • Nezahat Sarıkaya
  • duygu
  • Pınar Agın
  • Gipsyangel
  • Gülşen
  • irem ozturk
  • alper gunce
  • Cenk Joseph Tunuslu
  • Sanem Özkaya
  • Göksel Page

Esra Tan's Groups

 

Esra Tan's Page

Profile Information

About Yourself? - Kendiniz Hakkında?
Kendi öz'üne yolcu... Karanlığını aydınlığına kavuşturmanın, bütünlenmenin, tamamen kendisi olmanın peşinde...

Esra Tan's Photos

  • Add Photos
  • View All

Esra Tan's Videos

  • Add Videos
  • View All

Esra Tan's Blog

ÜSTAT KUTHUMİ- KABUL VE DEĞİŞİM ÜZERİNE… (25.12.2014)

Sevgililerim, kadim dostlarım, ben Kuthumi’yim ve hepinizi sevgi ile selamlıyorum. Zihninizin sizi inandırmak istediğinin aksine, size asla yalnız ve beceriksiz olmadığınızı yine ve yeniden hatırlatarak söze başlamak istedik. 



An gelir öyle hallerden geçeriz ki; her şey parıltısını, anlamını ve cazibesini yitirir. Dünya…

Continue

Posted on January 5, 2015 at 12:00pm — 2 Comments

YAŞAMIN SON SAATİ (G.i.GURJİEFF)

YAŞAMIN SON SAATİ

G.i.GURJİEFF

 

(Aziz olan için sohbetler …kitabından )

 

Sadece birkaç dakika, belki saat daha yaşayacağınız zamanınızın kaldığını hayal edin ve herhangi bir şekilde kesin olarak ne zaman öleceğinizi bir şekilde öğrendiniz. Dünyadaki yaşamınızın son en değerli saatinde ne yapardınız?

 

Bu son saatte işlerinizi bitirebilseydiniz, bilinciniz bunu nasıl yapacağınızı biliyor…

Continue

Posted on July 28, 2014 at 1:02pm

UYANIKKEN NASIL UYUYORUZ/ FARKINDA OLMANIN SİMYASI NEDİR/ FARKINDALIKLI AŞK NASILDIR

Heraklit insanın en derin sorununa parmak basar; bu da, onun uyanıkken bile derin uykuda olduğudur. Uyurken uyursun ama uyanıkken de uyursun. Bunun anlamı nedir? Çünkü Buda bunu söyler, İsa bunu söyler, Heraklit bunu söyler. Uyanık gibi görünüyorsun ama bu sadece görüntüdür; içinin derinliklerinde uyku devam etmekte. Şu an dahi içinde rüya görmektesin. Bin bir tane düşünce akıp gitmekte ve sen ne olduğunun bilincinde bile değilsin, ne yaptığının…

Continue

Posted on June 16, 2014 at 9:00am — 1 Comment

YAŞAMA SEBEPLERİMİZ İLE YAŞAM DÖNGÜLERİMİZ ARASINDAKİ ÖNEMLİ BAĞLANTI

Yaşama sebebiniz nedir? Şu anda dünyada olma, deneyimleme sebebiniz nedir?



Buna bir bakın. Dürüstçe, derinlemesine bakın. Baktığımızda pek çok neden göreceksiniz ama hiçbiri de aslen siz olmayan nedenlerdir.



"Yaşamı sadece dünyada olmanın neşesi, keyfi, güzelliğinin tadını çıkarmak için yaşıyorum." Kaçımız bunu söyleyebilir, hatta söylemenin ötesinde gerçekten yaşıyordur?



Çoğumuz…

Continue

Posted on June 15, 2014 at 2:00pm — 4 Comments

Comment Wall (86 comments)

You need to be a member of Love Peace and Harmony to add comments!

Join Love Peace and Harmony

At 12:46pm on June 11, 2015, DERYA KİP said…

At 11:10am on April 29, 2015, Pelinsu Zeybek said…
At 11:07am on April 29, 2015, Pelinsu Zeybek said…

Sitemizin GERÇEK KUTSAL ERKELERİ: Canım Yüksek Ahlaklı Kardeşim David Doğan, canım arkadaşlarım: LPH Yoldaşım Eser, Yeniçağ Yoldaşım Emre GÜNEY, bana çok katkılar veren Engin ILGAZ, kalp bağı kurduğum canım My Brother Laurence Matthews, ULVİ - Altın Kalpli Lewis Elbinger, birbirimizle çoğu kişiyle paylaşamadığımız özelimizi paylaştığımız - kalp bağı yağtığım IŞIK İşçisi 'My Brother Destiny Sojouner'......(bu değerli isimler şu an aklıma gelenler sadece...) : SİZLER HEPİNİZ DE KUTSAL ERKEKLERİNİZ..!!.. Sizlerle Gurur ve Onur duyuyorum! İyi ki VAR'sınız!

VAR'lığınızla Gezegenimizin karanlığa gömülmüş Maskülen-Eril Enerjisini yükseltmede rolünüz çok büyük, sizler ve sizin gibi gezegenimizde maalesef çok az sayıda olan kutsal erkekler: karanlığa gömülmüş Eril Enerjiyi Şifalandırmada - Evrimleştirmede GÜCÜNÜZ & ROLÜNÜZ hafife alınacak gibi değil - Sizlerin enerjisi karanlık eril enerjiden çok daha yüksek frekansta! Bu anlamda hepiniz de GÖREVLİ ve de SORUMLULUK sahibisiniz..!!..

Biliyorum, sayılarınız arttıkça bu gezegendeki karanlık eril enerji aydınlığa çıkacak, bundan eminim......ve bu süreç de bence o kadar da uzun değil  ..!!..  

Sitemizin GERÇEK KUTSAL BAYANLARI: Canımın içi Yoldaşlarım: 'Çiğdem Ağkuş, Derya Kip, Filiz Koç, Kamelya'; canım altın kalpli Tülay Aker Mutlu Hanımcığım, canımın içi spiritüel kız kardeşim Esra TAN, canım çok özelimizi paylaştığımız - kalp bağı kurduğumuz değerli Duygu Karaibrahimoğlu, canım değerli TUNE Şifacım Nilgün SARAR Hanımcığım, canım değerli THETA HEALING Hocam Sibel Kavunoğlu, canım ablalık yaptığım İngiltere'den Helenda Rontago, canım kalp bağı yaptığım 'Wounded Healer' / 'Yaralı Şifacı' (Sitemize çok katkıları olan) Montse'ciğim, canım Sterre ve Vania, canım özel Durga'm......(şimdilik aklıma gelen isimler bunlar....) : "SİZLER HEPİNİZ DE KUTSAL BAYANLARSINIZ..!!.." Hepinizle de GURUR ve ONUR duyuyorum! İyi ki VAR'sınız..!!..

Sizlerin gezegenimizde çığlıklar atan - acı çeken - can çekişen DİŞİL - FEMİNEN Enerjinin sağlığına kavuşmada ve kurtulup özgürleşmesinde / acılarının dinmesinde ROLÜNÜZ ÇOK BÜYÜK..!!.. Ve de gezegenimizdeki aynı zamanda dejenere olmuş / ahlakını kaybetmiş / bozulmuş / TEHLİKELİ (ki kadının tehlikesi hiçbir şeye benzemez - resmen ŞEYTANIN ta kendisidir(!), bunu bizzat tecrübe edenlerdenim: Başıma 6 tane böyle tehlikeli kadın ne belalar açtılar.....bana ne travmalar yaşattılar....hayatımı-sağlığımı-mutluluğumu nasıl da mahvettiler ve onların şeytanlıklarının bedellerini nasıl da ağır ödedim!!) dişilere de doğru yolu göstermede ve onları dönüştürmede de rolünüz büyük..!!.. Bu sizlerin GAİA'ya karşı sorumluluğunuz aynı zamanda!

At 10:54am on February 21, 2015, Pelinsu Zeybek said…

At 8:24pm on February 17, 2015, DERYA KİP said…

At 6:41pm on October 17, 2014, Pelinsu Zeybek said…

Canım Güçlü ve İç Zenginikli Spiritüel Esracım NAMASTE,

Elimde sihirli bi değnek olsa da, tüm sıkıntılarını çözsem, hafifletip seni  ışıklı yola soksam... (Tabii bu dediklerim kendime de! Bana da lazım bi sihirli değnek! Tabii eğer dertliysen benim gibi!)

Eğer sıkıntılı süreçlerden geçiyorsan, yanında olmak istedim, sana elimden geldiğince destek olmak istedim:

İçin açılsın, ışık dolasın diye sana armağanım olsun bu coşku dolu aşağıdaki video, usta keman virtüözü ve orkestra şefinden (İstanbul'a da geliyo konsere Kasım'da, Ahhh gitmek var bu konsere aslında - KAÇMAZ!!) :

André Rieu - Romantic Paradise (Live in Italy

 

Sıkıntıdaysan eğer, bu DUALAR da sana iyi gelecek güzeller güzeli kardeşim :)

ABORJİNLERİN DUASI

 

“Seni ayakta tutmaya yetecek  denli güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni dilerim. Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek denli güneş diliyorum. Güneşi daha çok sevmene yetecek denli yağmur diliyorum.

 

Ruhunu canlı tutmaya yetecek denli ‘MUTLULUK’ diliyorum.

 

Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına yetecek denli ‘ACI’ diliyorum. İsteklerini tatmin etmeye yetecek denli kazanç diliyorum. Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek denli kayıp diliyorum.

 

Son ‘Elveda’yı atlatmana yetecek denli ‘Merhaba’ diliyorum.”

 

TİBET DUASI

 

“Bana bu yolculuğumda dayanabileceğim zorlukları ve ACILARI ver ki, kalbim gerçekten uyanabilsin, özgürlüğe ve evrensel sevgiye erişebileyim.”

At 8:45am on October 15, 2014, Pelinsu Zeybek said…

Tatlı, Sevgi dolu Arkadaşım benim NAMASTE,

Sessizliğin senin sıkıntılı süreçlerden geçtiğini düşündürdü bana :(( Acaba yanılıyor muyum bilmiyorum, akıl da okumayayım diyorum ama bi taraftan sezgilerim böyle söylüyor bi taraftan da kendimden biliyorum: "Telefon mesajına bile cevap verememiştim negatif modumdan dolayı...". Yani durumun sıkıntılıysa SENİ ÇOOOOK İYİ ANLIYORUM VE SENİN DUACINIM UNUTMA!

Şeker Esram, eğer kasvetliysen - yolunda çok engeller varsa, dertliysen-depresifsen; önce derin biiii nefes al ve aşağıdaki mesajımı bi oku derim:

Tatlım; CAM Kristalden ELMASA dönüşesin diyedir belki bu keder, bu kasvet! Olabilir mi? CAM Kristal, ELMAS kadar güzeldir ama narindir-kırılgandır-hassastır... ELMASSA büyüleyici güzellikte olmasına rağmen, bi küçücük parçasıyla çok sert camı bile kesecek kadar GÜÇLÜDÜR! Belki de Tanrı senin "Candle in the Wind" olmanı istemiyor, bu zorluklar senin belki de güçlenip-ELMASA dönüşmen için olmasın?

Belki Tanrı sana bişey demek istiyor, senden bişey istiyor, sana bi işaret gönderiyor ve seni dürtüyor olmasın :) Tanrı'nın sesine kulak ver derim, meditasyona dal mesela.... Belki işe yarar.

Aşağıdaki Link'i MUTLAKA tıkla derim, hazırladığım bu döküman inan sana iyi gelecek, senin kristalden ELMAS'a dönüşmenle ilgili:

http://lovepeaceandharmony.org/profiles/blogs/zorluklara-engellere-ra-men-hayata-tutunmak-a-mak-ve-ba-armak

Haaaa, bi de aklıma KARMA temizliği duası geldi... Belki derdine o da iyi gelir (Tabii dertliysen). Daha önce hazırladığım bir dökümandı, seninle paylaşayım. Aşağıdaki Link'i tıklayabilirsin canım. Dilerim sana katkısı olur tatlım:

http://lovepeaceandharmony.org/profiles/blogs/ba-melek-m-ka-l-le-karma-tem-zl-ve-arinma

NOT: DİLERİM TANRI'dan YOĞUNLUĞUNDAN BANA CEVAP VEREMİYOSUNDUR, SIKINTILI SÜREÇLERDEN DİİL YANİ ;-)) 

DUALARIM SENİNLE, TANRI'mın KUCAĞINDA OL! MELEKLER ve REHBERLERİN SANA DESTEK OLSUNLAR...

SEVGİ & IŞIKLA..

PELİNSU

At 8:32am on October 15, 2014, Pelinsu Zeybek said…

Canım Değerli Kardeşim Esra,

Hayallerine sıkıca tutun ve sakın onların birer palavra olduğunu düşünme oldu mu? Sakın onları gerçekleştirmeyeceğinden şüpheye düşme oldu mu?

Ve LÜTFEN Onları gerçekleştirmek için herşeyi yap! Herşeyi yap!

"Neyi yapabiliyorsan veya hayal edebiyorsan, hemen başla! Cesarette Vizyon-Güç ve Sihir vardır..." - GOETHE

Bu konuyla ilgili seninle aşağıdaki gerçek-yaşanmış anlamlı hikayeyi paylaşıyorum:

At 8:31am on October 15, 2014, Pelinsu Zeybek said…

HAYALLERİNİZDEN NE OLURSA OLSUN VAZGEÇMEYİN

 

Aile babası Monty, evine bir öğretmen eşliğinde gelen bir grup öğrenci topluluğu olan konuklarına bir anısını anlatır:

 

"Okulda öğretmen, lise birinci sınıf öğrencilerine bir kompozisyon ödevi vermişti. Konu şu idi: "Büyüdüğünüz zaman ne olmak istiyorsunuz?"

 

Onbeş yaşındaki Monty, büyüdüğünde bir at çiftliği sahibi olmayı düşlüyordu. Ödevine bu düşünü sadece yazmakla yetinmedi, çiftlikte yapılması gereken binaların çizimlerini de ekledi. At çiftliği kesinlikle 300 dönüm olacaktı. Monty, ahırların yanısıra bir de, çiftliğinin orta yerinde yapmayı düşlediği bin metrekarelik kocaman bir evin plânını da çizdi.

 

Öğretmen, kompozisyon ödevlerini bir hafta sonra dağıtınca Monty'nin yüzü asıldı. Çünkü kâğıdın tepesinde kocaman bir sıfır vardı. Bu yetmiyormuş gibi, öğretmen, sıfırın yanına bir de şu notu eklemişti: " Dersten sonra öğretmenler odasına gel. Seninle görüşmek istiyorum."

 

Monty, öğretmenin söyleyeceklerini beklemeden, kendi merakını gidermek istedi. Ve öğretmenine, niçin sıfır verdiğini sordu. Öğretmen de onunla bu konuda görüşmek istiyordu: " Çünkü sen, büyüdüğün zaman ne olmak istediğini yazmak yerine, saçma sapan düşler yazmışsın" dedi. " Çocuksu düşlerini nasıl gerçekleştirebileceğini hiç düşünmedin mi? Bir at çiftliği kurmanın kaça mal olacağını hiç aklına getirmedin mi? Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğunu bilmiyor musun?"

 

Öğretmen bunları söyledikten sonra Monty'ye bir hak daha tanıdı: " Haydi şimdi eve git ve ayni konuda yeni bir kompozisyon yaz." dedi. " Yine öyle saçma sapan düşlere dalma da sana sıfır yerine doğru dürüst bir not vereyim."

 

Monty evde, babasından yardım istedi. " Kusura bakma, sana yardım edemem, yavrum." dedi babası. " Bu öyle bir konu ki, tümüyle seni ve senin geleceğini ilgilendiriyor. Kararını sen kendin vermelisin..." Monty kararını o gece verdi. Yeni bir ödev yazmadı, ertesi gün öğretmene aynI ödev kâğıdını getirdi. " Bana verdiğiniz sıfırı not defterinize rahatlıkla geçirebilirsiniz, öğretmenim" dedi. " Ben notumun değişmesi uğruna düşümü, idealimi değiştirmeyeceğim..."

 

Monty, karşısındaki topluluğa yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü: " Size bu anımı neden anlattığımı da söyleyeyim" dedi. " Çünkü şu anda tümünüz, benim 300 dönümlük at çiftliğimin orta yerindeki bin metrekarelik evimde bulunuyorsunuz. Şimdi başınızı lütfen şöminenin üstünde duran şu çerçeveye çevirin ve çerçevenin içine bakın. Sıfır not aldığım kompozisyon ödevimi göreceksiniz orada."

 

Monty bunları söyledikten sonra, o akşamki konuklarına bir de öğüt verdi: " Hiç kimseye, düşlerinizi küçümseme fırsatı tanımayın" dedi. " Kim ne derse desin, ne pahasına olursa olsun, HAYALLERİNİZDEN VAZGEÇMEYİN..!!.."

 

Kaynak: "Tavuk Suyuna Çorba" Hikayeleri - Yazar: Jack Canfield

At 8:29am on October 15, 2014, Pelinsu Zeybek said…

HAYAT DERSİ

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre, çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına.

Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi.Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu. Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu. 
Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu. Ama o kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı. 

Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi. Yirmi dakika sonra, adam, cezvelerin altındaki ateşi kapattı. Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu. İkincisinden yumurtayı çıkardı onu da bir tabağa koydu. 
Daha sonra son cezvedeki kahveyi bir fincana boşalttı. Kızına dönerek sordu: 
- Ne görüyorsun ? 
- Patates, yumurta ve kahve, diye cevap verdi kızı alaylı bir tavırla.

”Daha yakından bak bir de” dedi baba, “patatese dokun.” 
Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi. Aynı şekilde, yumurtayı da incele. Kız, kabuğunu soyduğu yumurtanın katılaştığını gördü. 

En sonunda, kızının kahveden bir yudum almasını söyledi. Söylenileni yapan kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı. Ama yine de bütün bunlardan bir şey anlamamıştı: 
-Bütün bunlar ne anlama geliyor baba ?


Babası, patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de 
aynı sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı. Ama her biri bu sıkıntı karşısında farklı farklı tepkiler vermişlerdi.

 

Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu. Ama kaynar suda kalınca, yumurtanın içi sertleşmiş katılaşmıştı. Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı.


- Sen hangisisin? diye sordu kızına. Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin ? Patates gibi yumuşayip ezilecek misin? Yumurta gibi, kalbini mi katılaştıracaksın ? YOKSA, KAHVE ÇEKİRDEKLERİ GİBİ, BAŞINA GELEN HER OLAYIN DUYGULARINI OLGUNLAŞTIRMASINA, SENİ GÜZELLEŞTİRMESİNE VE HAYATINA AYRI BİR TAT KATMASINA İZİN Mİ VERECEKSİN?

 
 
 

© 2019   Created by David Dogan Beyo.   Powered by

Badges  |  Report an Issue  |  Terms of Service