Love Peace and Harmony

۞ ∞ United For Evolution ∞ ۞

29 Haziran 2014 
berkeley 14_main kaydı çevirisi


Gezegenin Geleceği
 
Açılışta bir bayan mesaj öncesi relax moda girmek için zihin yapılarını açıcı, alıcı bir hale sokmak için gevşetici bir mesaj verir.
 
KRYON 
 
Bugün bu mesaj farklı, gelecek hakkında, dünyanın geleceği hakkında
 
Çok boyutlu mesajı üç boyutlu beyine  vermek bizim seçtiğimiz yol, bazen medyumunuz bu durumla mücadele ediyor bazen çok takılırsa bir yedek alıyor ondan sonra tekrar veriyor size bu mesajı. Bu sizin görmek istediğiniz bir mesaj, bu mesajı siz bir zaman kapsülünün içine koymak istediniz. beşeri zamana tabi bir zaman kapsülü böylelikle siz bunu açabilir ve tüm potansiyelini tamamiyle idrak edebilirsiniz.
 
Uzun bir mesaj olmayacak
 
Daha önce vermediğimiz bir şekilde bilgiyi sizinle paylaşacağız. Daha büyük bir resim çizmek ister misiniz? Sevgili medyumum dönüşümden bahsetti bende size dönüşümden bahsettim. Medyumum size bir sonraki sırada neyin olduğunu paylaştı. Aslında o beşeriyete adım adım kullanacağı bir araç verdi.
 
Şu anda dünya üzerinde ne olmakta? Biz bunu daha önce görmüştük. Eğer galaksiyi hatta gezegeni karşılaştırabilseydiniz ki bundan daha önce geçmiştik ve burası bir okuldur. Bu mezuniyetin ilk adımıdır. Sizden önce bizimle beraber olanlarla  şu an bakıyoruz bu galaksiye neler meydana gelmekte? Biz neyin gelmekte olduğunu biliyoruz. Çünkü geçecek olduğunuz  adımlar sizin bir sonraki evrenizi teşkil ederken, öncekilerin geçmiş olduğu adımlara benziyordu. (Bakara 215) Tasvir etmeye çalıştığınız olgu beşer bilinci değildir. O bilinçtir ve tüm insan modeline aittir ve siz de onun bir parçasını teşkil ediyorsunuz. Aynı tip enerjidir. Yapısı bakımından aynı özelliklere sahiptir. Bu model diğer gezegenler içinde geçerlidir.  Çünkü hayat benzerdir hatta bazı gezegenlerde neredeyse aynıdır, galaksilerde fraktal bir yapı mevcuttur. (Tedriç yasası + teksir yasası = fraktal model) Küçüğünden, büyüğüne tüm düzeylerde aynı desenin tekrar ettiğine şahit olursunuz. Bu çok güzel bir sistemdir. Bu sayede gezegenlere hayat verirsiniz. Dna modeli tasarlarsınız. Böylece bu yapı sizin tarafınızdan tohumlanır. Tabi süreçte. Dna, sizdekinin tıpkısının aynısı vardır. Sizinki ile aynı amino asit yapısına sahiptirler. Biz bu filmi daha önce görmüştük. Bu ortak bir durumdur ve biz bunu daha önce görmüştük. 
 
Sizler çok genç bir medeniyetsiniz sevgili varlıklar, şu akışın içinde o kadar gençsiniz ki size bunu tasvir edelim. Siz şu galakside ilk defa bir turu tamamlıyorsunuz. Zordur. Bir tur neredeyse 200 milyon yıl sürüyor ve sizinle beraber bu galakside 3 defa tur atmış medeniyetler, yaşam toplulukları var. Mesela pleisideaslılar. Size bu galakside bazı yaşamların ne kadar yaşlı olduğundan dem vurayım. Ki bunların bazıları sizi, gezegeni ziyaret ettiler. Bunların hiç biri sizin kendi kendinize tesir ettiğiniz kadar sizi etkilemediler. (Burada kurban psikolojisi içine girmeye gerek yok çünkü madde alemine dahil olan ruh varlığının bilgisini şuuruna aktarma bizzat kendisine aittir. Bu bir ilahi irade yasasıdır.)
 
Size daha büyük resmi anlatmak istiyorum. Medeniyetinizin ne kadar genç olduğu hakkında biraz daha konuşalım. Neden dünya bu kadar sıradışı yoğun bir dönüşümden geçiyor? Medeniyetiniz size çirkin gözüküyor. Geçmişiniz, tarihiniz, hayatta kalma mücadeleleri, birbirini öldürmeler, toplu soykırımlar ile dolu. Hayat hakkında yüksek fikirlere sahip değiller. Medeniyette tıpkı küçük bir çocuğun kendini büyütmesi gibi kendini büyütür. Bir zaman geldi ego hayatta kalmak için bencilce hareketlerde bulundu. Bazıları hayatta kaldı bazıları kalmadı. Hayattan silinenler sizin sahip olduğunuz yüksek modeli benimsemediler.  Bu noktada kendi aranızda işbirliğine gittiniz. Olgular adeta küçük bir çocuğun gelişiminde çevreye verdiği zarara benzer. Bu küçük çocuk yetişkin hale gelince bunları bırakır, zaman içinde bilinçlenir medeniyetlerde bu şekilde gelişirler.
 
Eğer ben çok basite indirgersem konumuzu, bunu gezegende insan beşerleri için uygulayacam. Siz hala oyun sahasındasınız. Birbirinizle münakaşa ediyor birbirinizi itiyorsunuz. Hala reaksiyonlar veriyorsunuz, hala hayatta kalma modunda olanlarınız var. Ancak son 20 yılda hatta son 50 yılda yeni bir dönüşüm başladı. Size tarih vererek neydi ne oldu teker teker takvime bakarak ifade etmeyecem bu mesajda bunun ötesine geçecem.
 
Sizle enerjinin günah olmadığı hakkında konuşmak istiyorum. Bu kanal mesajında  bundan iki noktada bahsedecem, bu ilki, ve enerji günah değildir. Galakside enerji tamamlayıcıdır. Sizin ilginizi çeker. Henüz onu göremezsiniz ama görmek istersiniz. Çünkü size dokunan enerji dalgaları sizi heyecanlandırır. Bu görülmeyen enerji, sizin sevgili yeni çağcılarınızın algıladığı bir olgudan sorumludur. Birinin aurasına yüklenen enerji, mesela sezgisel olarak şifacı neyin ters gittiğini algılar. Bu enerji ile sağlık,neşe, huzur bulursunuz. Sonra sorgularsınız tekrar bu nedir dersiniz? Bu enerjiyi şişeleyip bir bardağa doldurup analiz etmek isteseniz bunu yapamazsınız.
 
Çok sezgisel bir durumdur. Bu olayı ön plana çıkarır. Öyle ilginizi çeker ki bu görülmeyen enerji, bir fark yaratır. Bu nedir, okuyucu okur, psişik hisseder, şifacı şifalandırır, kahin geleceği okur. Bu nereden gelmektedir? Neden bu kadar illusivedir? şimdi size bir kaç dakika içinde bunun hakkında daha fazlasını anlatacağım. Bu geleceğiniz için bir anahtardır. 
 
İdrak sahibi olmayan bir çocuk, fakat yüksek bir bilgeliğe sahip. Bu çocuk ayrıştırmak yerine olguları çocuğa ait bir araçla, sadece çocukta bulunan bir araçla nasıl bir araya getiriyor ve kendini aydınlatıyor. Bunu o kadar basit bir şekilde yapıyor ki, karışık olgular bir şey ifade etmiyor. Ona biraz oynaması için bilgelik verdiğinizde olayı idrak edemiyorsa   yüzüne bile bakmadan onu atıyor kullanmıyor. Bütün bunların hepsi değişimle ilgilidir. Çünkü bu görülmeyen enerjinin bir özelliği vardır bu özellik bilmediğiniz olguları size keşfetme imkanı veriyor.  Öncelikle herşey, bu görünmeyen enerji ile ilgili. Biz ona beşeriyetin kuantum bilinci diyoruz. Kendini geliştirerek olguyu başlatıyor. Böylece biraz daha görülür, algılanır hale geliyor. (14:06)
 
Şimdi size pleideiaslıların medeniyetine götürmek istiyorum, veya orion veya arcturus fark etmez Bunlardan birini bile göstersem siz onu tanıyamacaksınız. Öncelikle onların hiçbir teknolojisi yok. Bu nasıl sizce? Çünkü bunlar fiziksel maddi dünyadan çok uzun bir zaman önce geçtiler ve fizikselliği bıraktılar ve artık sizinkine benzer bir dünyada tezahür etmiyorlar. Fiziksel dünyaya ihtiyaç göstermeksizin istediklerini  gerçekleştiriyorlar. Bu gittiğiniz yerdir, ve siz hala bunun ne olduğunu merak ediyorsunuz. Gerçekten bu nedir? Nasıl çalışır? Ölçülebilir mi? Daha fazlasına sahip olsanız daha fazla şey yapabilir misiniz? Cevap tabiki hayırdır. Size bazı ipuçları verdik. İnsan bilincinin bununla ilgili size vereceğim ve sizde bir tesir yaratacak tam bir tanımlaması yoktur(15:18) Çünkü size daha önce söylemiştik beşeriyetinizin %1’inin yarısı belirli bir şekilde uyandı. Tüm gezegene etki etmeye başladı. Bu süreç sizin için ölçülebilir değildir. 3B’ye ait kavram değildir. Dinleyin %1’in yarısından bahsediyoruz. Eğer sayısını bilmek isterseniz  size şunu söyleyebilirim burada sayının bir önemi yok. Hem de hiç bir önemi yok. Çünkü burada bir şey saklanıyor. Kesişme noktası olan içiçe geçmiş  sistemler var burada. Öyleyse bunun hakkında konuşalım.
 
Bu durum ilk seferde kolayca anlaşabilecek bir durum değildir, isterseniz tekrardan kaydı dinleyebilirsiniz. İsterseniz bunu zaman kapsülü içine koyup daha sonrada dinleyebilirsiniz. Bu şeyleri daha sonra işittiğinizde bir farkındalık yaratacaktır.  Soru basit, bilgisayar görmemiş birine interneti nasıl anlatırsınız? Tekerleği keşfetmemiş birine yarış arabasını nasıl anlatırsınız? İşte konumuz budur. Size konsept olarak idrak etmediğiniz bir şeyi nasıl anlatayım? Keza bunu söylesemde sizde yer bulmayacaktır. Sizde bir aksiyon meydana getirmeyecektir. Şimdi size bu konseptle ilgili bir metafordan bahsedeyim. Bu duruma bilgelik engeli diyelim. Bilgelik engeli kavramından beşerin bilincini açıklarken bahsetmiştik. Belirli özellikler tezahür edince bunlar sayılarla ölçülemez olur. Yani bu konu, kaç tane meselesi değildir. Olgular tamamiyle bilmediğiniz yollardan tezahür eder. Dağıtık, yahut merkezi bir sistem şeklinde meydana gelip, bilgelik bariyerini kırıp geçemez. Bu bize şunu anlatır. Beşeriyet belirli bir noktayı geçtikten sonra yani hayatta kalma olgusunu bir kenara koyup bilgelik tezahür etmeye başlayınca olgu kendiliğinden meydana gelir. Bu bilgelik tüm beşeriyetin beyninde bir yapıyı geliştirir. Bu yapı hakkında beşeriyetin yüksek şuurları hem fikir olmalarına rağmen, olgu daha deneyimlenilmemiştir. Açıkçası olgu sadece düşünülmüştür. Herhangi bir şeyi bekleyebilirsiniz. Bu olgu beşeriyeti veya insan  varlığını bu şekilde sarmalamıştır. Doğduğunuzda o olgu sizin ikinci bir doğanız haline gelecektir. Bilgeliği çeker alırsınız. Buna bilgelik bariyeri diyoruz.(Editörün notu: burada aslında ifade edilen olgu tamamiyle talep etmekle aktif hale geliyor. Aksi hal o bilgelik orada olsa bile siz çekmeyince tezahür etmiyor) Size ne olduğunu açıklayayım. Siz ordasınız. Burada bir kutlama, bir kıvılcım yahut patlayan balonlar yok, sadece peçenin öbür tarafında biz varız. Ve tabi diğerleri var. Siz bu noktada olayın özüne bakıyorsunuz. Olguyu yapmak için en üst noktaya çıkıyorsunuz. Bu değişimi meydana getirdiğinizde ne salt ışık işçileri ne salt eski ruhlar, bilakis tamamiyle tüm beşeriyette değişim meydana geliyor. (Editörün notu: Beşeriyetin idrak ve şuur mekanizmasının çalışma prensibini izah etmiş oluyor) Siz fiziksel realitede varolmadığını bilmediğiniz bir butona basıyorsunuz. 
 
Şimdi en büyük kısıma sıra geldi ve beklenen parça bu. Bunu size nasıl izah edeyim, medyumum yavaşça aktarmaya çalışacak. Beşeriyet sadece bildiklerini açıklayabiliyordu. Şimdi sıra bilmediklerinde. Alın size bir örnek, uzaya bakıyorsunuz, bilim uzaya bakıyor. Onlar açıklayamadıkları özellikler buluyorlar ve onlar hiçte newtoncular gibi olaylara yaklaşmıyorlar. Ancak newton fiziği  heryerdeki hareketin altın standart kuralıdır. Burada beşeri bilim adamlarınız açıklayamadıkları olguları formüllerle açıklamak için mücadele ederler. Sebebi newton fiziği kutusuna sıkıştırmaktır. Karanlık maddeye hoş geldiniz. Sonra gülebilirsiniz. Size bunu daha önce anlatmıştık. Ancak bu malesef beşeri bir eğilimdir. Bilineni al, bilinmeyeni gözlemle ve fakat bilinmeyini bilinene göre kutulamaya çalış. Hatta gözlemledikleri her ne ise, onlarda bir tesir, bir farkındalık yaratmasa, bir gizem gibi gözükse bile bunu yapma eğilimindeler. Bakıp şöyle diyeceklerine, "belki ama sadece belki fiziğin bilmediğimiz, tanımadığımız kanunları vardır bu yüzden bilmiyor ve açıklayamıyoruz” ama ifade etmiyorlar. Size büyük yerlerden bahsedeyim, dikkatinizi çekerim unuttuğunuz yerlerden bahsediyorum. Bilincin fiziksel mekanlarını gözardı ediyorsunuz.
 
Dinleyin beni. Bilinci nasıl tanımlarsınız? Genelde dersiniz ki işte insan düşüncelerinin geliştirilmesi ile oluşuyor. Hiç de öyle değil. Alakası bile yok. Bilinç maddidir ve fiziktir ve siz bunu kullanmalısınız ve siz bunu geliştiriyorsunuz. İnsanın idrak-şuur mekanizması ile bu tezahür ediyor. Farkında olmadığınız bazı bilincin kuralları vardır ki bunların bir kısmı kuantum fiziğinin parçasıdırlar. Kurallar vardır, bilincin çok güzel özelliklere sahip kuralları vardır. Böylece ileride ne olabileceğin ön görebilir ve olayları açıklarsınız. Ancak malesef böyle hareket etmiyorsunuz. Eksik olan parça bilgidir. takip etmeniz gereken bu bilgidir. Hatta fiziksel bedeniniz dışında bile olsanız(yani öldüğünüzde) içinde bulundunuz sirkülasyon alanında bu bilgiyi tezahür ettirebilirsiniz. Biliyor musunuz? Bu çok güzeldir çünkü size bilincin fiziğinin bu özelliklerini ifade ettiğimde ohhhh dersiniz. Fiziğin özellikleri nelerdir? Ne biliyorsunuz? Özellikler hakkındaki bilginiz çok azdır fakat yaptığınız şimdi, olguları yaratarak deneyimliyorsunuz. Gezegende kullandığınız bu teknolojiyi bilincin bu fizik kuralları ile getirdiğinizin farkında mıydınız? Sonra bu sebep-sonuç(determinizm)aksiyon-reaksiyon bunları doğuruyor falan diyorsunuz. Bütün bu belirlediğiniz kuralların 4 temel yasadan türediğinin farkında mısınız? Bunları ne olduğunu biliyorsunuz ve onları kullanıyorsunuz çok güzel. Size desem ki bu senaryonun aynısı mevcut bilincin yasaları içinde geçerli. Bilincinden kendine göre kuralları vardır. Fizikte olduğu gibi mesela sebep-sonuç, eylem gibi ama kuantum düzeyinde bunlar sizin düşündüğünüz gibi lineer hareket etmezler. Doğal olarak onlar belirli olguları yaratırlar. Bilincin yasaları kuantumdur. Lineer değildir. Bu yasalar gezegenin geleceğinin gideceği olguların özelliklerini yaratırlar. Şimdi partnerim anlamak için kalbini veriyor çünkü ona gösterdiğim vizyonları kelimelere dökebilmek için yoğun çaba harcıyor, dökemiyor (editörün notu: kelimelerin bittiği yerdeyiz, kelimeler kifayetsiz kalıyor) O halde size diyeceğim şey, elinizden gelenin en iyisini yapın. O bu duyguları gözlemliyor. Ve o Ohhh haline giriyor. Eğer bilincin fizik kurallarını bilirseniz daha iyi bir dünya inşaat edersiniz. Onun özellikleri vardır. Öncelikle bu kurallar bir mekandan bir mekana seyahat etmez, kısaca düz ilerlemez, hatta seyahat etmez diyelim. Bilinç bir mekandan bir mekana gitmez. Bilinç genişlemez, büyümez, küçülmez bilakis bilincin fiziği, tıpkı fizik yasalarının özellikleri gibi orada hazır oturur ve gelişim göstererek çevresindeki yasalarla hemhal olur ve böylece sonuçta değişim gösterir. Sonra tüm bilinç değişir.
 
Bilinç size bir kaçından bahsedeyim. Bir tanesi the manuvelance faktörü, biliyor muydunuz bilincin fiziksel halleri araştırılıp bilgelik faktörü uygulanırsa size bahsettiğim bilinç bariyeri geçilebilir -adeta kendi kendini aşma olayı oluyor- sonra ne olur? açıklanabilir idrak edilir bir uygulama ortaya çıkar. -bilginin varlığın bünyesinde bedenlenmesi- Bilincin bu kuralı sayesinde varlık için faydalı bir gelişim durumu oluşur. Partnerim bu durumdan sonuç çıkardı. Daha iyisini söyleyebilir misin? Size şu şekilde ifade edeyim. Şu anda gezegende mevcut güçler arasında mücadele var. Sebebi burada geliştirmiş olduğunuz bilinçten kaynaklanıyor. Bu bilincin kuralları burada işlerin bu şekilde yürümesine izin veriyor. Keza gezegende bahsetmediğimiz bir sürü olgu var. Gezegende şeytan var mı? Size gelip sizi obsede eden varlıklar var mı? Evet. Şok mu oldunuz? Peki neden böyle oluyor? Çünkü bu test bu olguya imkan veriyor. Gezegende yaratmış olduğunuz bilincin kuralları bu olgunun oluşumuna imkan veriyor. Ancak bilincin bariyerini geçtiğinizde bu arka kapıdan girip gelenlere değişen bilinç izin vermeyecek. Anladınız mı? Ne zaman ki fiziğin kuralları belirli koşullarda uygulanır işte o zaman meydana gelmekte olanı kontrol edebilirsiniz. Bunun aynısı bilinç içinde geçerlidir. Bilincin kurallarını idrak ettiğinizde bu kapıyı kapatırsınız. Bir daha bu gezegeni rahatsız edemezler. Karanlık olarak adlandırdığınız yerlerdeki kisvelerin bilinçleri değişeceğinden bu durum bir daha tezahür etmez. Bu bizim en iyi açıklamamız olur. Gelecekte ne olacak diyorsanız pleidanlar yukarı ve aşağı atlayacaklar. Çünkü onlar neyin tezahür etmekte olduğunun farkındalar ve bu istemiş olduğunuz gelişim tabi eğer istiyorsanız. Bir şey başka bir şeyin gelişimine öncülük eder. Olgu kendi kendini devam ettirir ve geliştirir. Her yeniden dünyaya geldiğinizde olaya yeniden başlamak zorunda değilsiniz. Bunu bugün partnerim ifade etti. Sizler olguları yeniden öğrenmeden bilakis bilerek, hatırlayarak geliyorsunuz. Eğer burada tek bir ifade kullanırsam akıllı doğum diyebiliriz. Tüm olgular değişecek demektir. Fizik bu olgulara açığa çıkarttığında bilinçle çalışan makinaların neden olduğunu idrak edersiniz.  Bu olguları görebilmek için kaç jenerasyona ihtiyacımız var kryon? Hayır size söylemeyeceğim. Seb

Views: 56

Comment

You need to be a member of Love Peace and Harmony to add comments!

Join Love Peace and Harmony

© 2019   Created by David Dogan Beyo.   Powered by

Badges  |  Report an Issue  |  Terms of Service